1 Koltuk 1 Koltuktur
Bir torrent paylaşım sitesi olan The Pirate Bay ‘in yasadışı dosya dağıtımına yardımcı olduğu ve telif hakları ihlali yaptığı iddiasıyla IFPI tarafından açılan dava ne çok şeyi değiştirdi. Davanın gidişi boyunca İsveç’te 2006 yılında kurulmuş olan Korsan Parti (Pirat Partiet) müthiş bir ilgi gördü, üye ve oy sayısını arttırdı.

Sonunda %7 oy alarak İsveç Parlementosuna ve dolayısıyla Avrupa Parlementosuna girince ortalık biraz karıştı tabi ki. Ancak olaylı mahkeme sürecinden mahkumiyet kararı çıktı bildiğiniz gibi. Mahkeme sitenin kurucuları Peter Sunde, Fredrik Neij, Gottfrid Svartholm ve Carl Lundström için birer yıl hapis ve toplam 5.7 milyon TL (30 milyon Kron) para cezasına hükmetti, temyiz hakimin taraflı olduğu yönündeki iddiaları reddetti ve mahkemenin verdiği kararı onayladı.
Bu arada The Pirate Bay, 20 milyon kullanıcılı bu dev paylaşım üssü, Global Gaming Factory isimli bir şirkete 12 milyon TL karşılığı satıldı. Yeni sahibi site hakkındaki projelerini açıklarken, kullanıcılar P2P nin ve dosya paylaşımıın bir başka büyük mağlubiyeti hakkında ne yapacaklarını forumlarda tartışaduruyorlar. Bu sırada Korsan Parti’nin parlementodaki tek koltuğunda oturan Christian Engström yaptığı açıklamalarda İsveç adaletine yönelik sert açıklamalarda bulundu. Eleştirilerinin temel noktası telif hakları konusunda adalet sistemine güvenilemeyeceğiydi.
Türk korsanları denize açılıyor
Olayları bir hatırlayalım istedim. Telif hakları (Copyright) çok ilginç bir konu. Üzerinde çok tartışılıyor. Fakat bizim ülkemizde değil henüz yeni yeni konu oluyor. Geçenlerde FriendFeed’de Serdar Kuzuloğlu’nun Türkiye Korsan Partisi‘ni kurma çalışmalarından bahsetmesi bu konu üzerinde tartışmalara neden oldu.
Birçok insan bu işe destek verdi, örneğin 5 Posta. İnternet’te yaşayan, çalışan, hayatında önemli bir yere oturtan herkes bu girişime destek verecektir. Bu kesin.
Korsan Parti’nin isminden kaynaklanan yasadışı dosya paylaşımına destek olduğu, “korsanlığı” desteklediği düşüncesi zamanla aşılacaktır.
Hem Korsan Parti ismi dikkat çekici olması açısından amaca hizmet de edecektir.
Fakat henüz çok az insan İsveç Korsan Partisi deklerasyonunu okudu, anladı. Bence buradan başlamalı. Korsan Parti’nin ne olduğu, neyi amaçladığı, Türkiye özelinde neleri yapması gerektiği, politik tavrı hep buradan çıkarak tartışılmalı ve oluşturulmalı.
Ben bu deklerasyonu İngilizce çevirisinden okudum. Şimdi sizler için Korsan Parti’nin ne deklerasyonunu açıklamaya çalışacağım. Farklı yorumları olanlar lütfen katkıda bulunun.
Korsan Parti Deklerasyonu’ndan ne anladım?
Korsan Parti, temel siyasetini 3 ayak üzerine oturtmuştur:
- Kişisel Mahremiyet Hakkı
- Copyright (Telif) yasalarında kamu yararına değişiklikler
- Patent ve tekelleşmeye karşı mücadele yürütmek
Kişisel Mahremiyet Hakkı
Kişisel Mahremiyet, bütün modern anayasalarda (T.C Anayasası dahil) güvence altına alınan bir haktır. Fikir ve ifade özgürlüğünü, haberleşme, haber alma özgürlüğünü tanımlar. T.C Anayasası şöyle der:
Madde 22 : Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Bununla birlikte günümüzde hükümetlerin herhangi bir suçtan şüpheli olmayan sıradan vatandaşlar üzerinde gözetim kurması vatandaşların anayasal haklarının ihlalidir. Korsan Parti bu türden uygulamaların karşısında olacak, bu tür uygulamalara girişen hükümetlere karşı muhalefet edecektir.
Somut politika olarak posta ve telefon iletişimine yönelik gizlilik uygulamalarının genel ve tüm iletişim biçimlerini kapsayacak şekilde genişletilerek yasalaştırılmasını talep etmektedir. Başka birisinin mektuplarını okumak, telefonlarını dinlemek nasıl yasak ise, aynı şekilde başka birinin e-maillerini, SMS lerini ya da diğer türden mesajlarını okumak, dinlemek, açıklamak yasak olmalıdır. Vatandaşların haberleşme mahremiyetleri çok sıkı bir şekilde kanunlarla güvence altına alınmalıdır.
Telif yasalarında kamu yararına değişiklikler
Korsan Parti, telif kanunlarının bugünkü durumunun ticari çıkarlar ile kamu yararı arasındaki dengeyi kamu yararı aleyhine yitirdiğini belirtmektedir. (”We want to create a fair and balanced copyright”)
Kanunlar değiştirilmelidir : Telif yasalarıyla korunan materyallerin ticari kullanımı ve dağıtımı telif yasalarıyla korunmaya devam etmelidir, ancak kar amacı gütmeyen kullanımların paylaşımı veya dağıtımı toplumun faydasına olacağından hiçbir şekilde yasadışı olmamalıdır.
Patent ve Tekelleşmeye karşı mücadele
Korsan Parti, patentin (bir teknoloji üzerindeki tekel garantisi) teknolojik gelişmeyi engellediğini, toplumun geneline zarar verdiğini, sistem içinde genel için fayda sağlayabilecek rekabet olanaklarını özellikle Küçük ve Orta ölçekli girişimler aleyhine kısıtladığını söyleyerek, aşamalı olarak Patentleri kaldırmak istediğini açıklamıştır. Bir fikri icat edenler patent tekeline değil, yaratıcı tasarımlara, müşteri memnuniyetine, fiyatlandırma ve kalite kriterlerine sarılmalıdırlar.
Patentler aynı zamanda tekelleşmeye neden olmaktadır. Özellikle büyük şirketler patentler sayesinde tekelleşmeye gitmekte, dosya formatları, arayüzler gibi şeyler hakkındaki bilgileri gizleyerek , rekabet olanaklarını baltalamakta , açık ve adil pazar ekonomisinin oluşması önünde engel oluşturmaktadır.
Korsan parti açık standartları ve açık kodu desteklemektedir.
Politik Tavır
Korsan Parti , iktidar olmaya niyetlenmemektedir. Burası çok önemli çünkü bazı yerlerde “iktidar olmak çok zor!” şeklinde yorumlara rastlıyorum. Korsan Parti parlementoda bir kaldıraç gücüyle almak istemektedir. Hatırlayın İsveç Korsan Partisi’nin, İsveç hükümetinin “Intellectual Property Rights Enforcement Directive” – IPRED adıyla bilinen ve telif sahiplerine büyük haklar sağlayan yasasına karşı muhalefeti birçok yerde haber olmuştu.
Korsan Parti, yukarda belirtilen 3 prensibe uygun düzenlemeler yapan iktidarları destekleyecek, aksi düzenlemeler yaptığı zaman muhalefet edecektir.
Hareketi bir bütün halinde tutmak için bu prensiplerle ilgili olmayan diğer konularda, örnek Ergenekon davası vs, politik olarak tavır sergilenmeyecektir. Bu noktanın hareketin sağlıklı ilerlemesi ve başarıya ulaşması açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Partinin asıl ve tek ilgi alanı kişisel mahremiyet özgürlüğü, telif hakları reformu, patent yasalarına karşı mücadele üçlüsü olacaktır.
Türkiyem Cennetim
Türkiye. Güzel memleketimiz. Datça’sıyla Göceğiyle koylarıyla. Şurda tatile çıkmama kaç saat kaldı? Peki ama, kişisel özgürlük ihlalleri? Kamuya açık yerlerde internete bağlanırken T.C Kimlik No girme zorunluluğunun getirilecek olması. Sürekli ama sürekli izlenmemiz ve dinlenmemiz. Artık bunlar komplo teorisi değil, gerçeğimiz.
Türkiye’de modern bir Avrupa demokrasisinden daha gerideyiz. Gece geç saatlerde Mecliste kabul edilen birçok yasa , kapalı kapılar ardında gizli kapaklı uygulanıyor. Türkiye en yukardan, iktidarın en tepesinden başlayan bir anlayışla polis ve gözetim devleti haline getiriliyor.
Mahkeme kararlarıyla siteler tümden kapanıyor. Lütfen yanılmayın.. Bu savcıların, hakimlerin bilgisizliği değil. “O içeriği kaldırmak varken tümünü yasaklamak ne” diye düşünüp gülüp geçmeyin. Bu kasıtlı bir denetim ve gözetim kampanyası.
Eğer karşı çıkmazsak, hepimiz an be an gözetleniyor olacağız. Bugün kamuya açık yerlerde T.C Kimlik numarası, yarın evinizde. FriendFeed’de Korsan Parti feedinin altına şöyle bir yorum yapmıştım :
Tabi Türkiye’deki kişisel özgürlükler çok daha kısıtlı olduğu için o tarafta yapılacak çok çaba var. Örneğin bildiğiniz gibi Emniyet teşkilatının çeşitli yerler MOBESE kameraları var. Her MOBESE kamerasının altına aslında “burada bir mobese kamerası vardır” şeklinde bir yazı konulması mahremiyet prensibi açısından gereklidir. Aksi takdirde devlet gizli kamera ile vatandaşlarını izlemiş olur. Peki siz hiç MOBESE kamerası gördünüz mü?