April, 2010

Büyük resim

April 1st, 2010

Dünya Ekonomik Forumu’nun (bir daha da gitmediğimiz davos’ta yapılan) yayınladığı , 2009-2010 Küresel Bilgi Teknolojileri raporundaki Network Readiness Index (NRI) sıralamasında Türkiye’yi küresel ölçekteki  59. olarak belirlemiş. Kendi gelir grubumuzda (UM-Upper Middle-Orta Üst gelir grubu) 17.sıradayız. Örneğin Malezya da bizim gelir grubunda ama küresel ölçekte 27. sırada gözüküyor.

Bu sıralamanın ne anlama geldiğini  wikipedia ile açıklayacak olursak : NRI , ülkelerin bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı fırsatlardan yararlanma eğilimlerini sıralamayı amaçlıyor. (Bkz : NRI@Wikipedia )

Türkiye dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğunu iddia ediyorsa; geleceğe  ekonomik büyüklüğünü geliştirerek sürdülebilir bir büyüme ile hazırlanmak istiyorsa, sürdürülebilir ve gelişkin bir ekonomik geleceğin temelini hazırlayan bilgi teknolojilerini özümsemek durumunda * .

Bırakın bu teknolojileri özümsemeyi, yasaklar, alt yapı yetersizlikleri ile boğuşuyoruz. Siyasal arenada ise bilişim politikaları ülke gündemine giremediği gibi, güç odakları tarafından sınırlayıcı yasalarla ve stratejiden yoksun “stratejilerle” güdülmeye çalışılıyor. Daha çok dinleme, e-devlet, telekulak, izleme faaliyetleri ve “internet üzerinden işlenen suçlar”ın kontrolüne adamış durumdayız enerjimizi.

İnsanlığın asıl ilerlemelerinin, her bireye bir polis ile değil, özgürleşme ile olduğunu aklımızda tutmalıyız. Bütün özgürlük devrimleri, iktidarın denetlemelerine karşı mücadeleler sonucu olmuştur.

Demokrasi, bu mücadeleleri medenileştirmek,kansız hale getirmek kadar; ortak , pozitif ve uzlaşmacı bir aklın siyasette yer bulması görevine de sahiptir.

Ve bu görev, pasif bir durum değil, yurttaşların katılımıyla sağlanabilecek aktif bir dışavurum halidir.

——————

* Bilişim teknolojilerinin sürdürlebilir bir ekonomik geleceğin altyapısı olduğu tespiti bahsi geçen rapora ait.

2010 Küresel Bilişim Teknolojileri Raporunu buradan indirebilirsiniz

Netdaş Hareketi

Televidyon.com’un yeni arayüzüyle ilgili bir Not

April 1st, 2010

Televidyon.com sevdiğim sitelerden biri. İçeriklerini ve gösterdikleri özeni takdir ettiğim bir çalışma. Yeni tasarımlarıyla henüz karşılaştım. İlk dikkatimi çeken daha önceden de sitede en çok kullandığım arayüz oldu : üst menü.

Bu türden menüler, web işinde arayüzlerin ayrılmaz parçalarıdır. İçeriğe çok yakın yerlerde,  görülmenin yüksek olduğu bölümlerde, bütün içeriği sınıflandıran aynı zamanda onlara erişim sağlama iddiası olan işlevler sunmakla yükümlüdürler.

Ammaa…İçeriklerin ya da işlevlerin çok farklı kanallarda gruplandığı sitelerde, bu ana menüler dallanmalar içermek zorundadır. Bu dallanmalar, kullanıcının istediği içeriğe veya işleve gitmesini kolaylaştırmak için çoğunlukla hiyerarşik olarak sunulurlar. Önemli olanın hızlı erişim işlevi olmasına rağmen, genelde bu öğeler içerik ve işlev kataloğunun hızlıca gözden geçirilebilmesi işini de üstlenirler.

Ve birbiriyle kimi durumlarda çelişen görevler yüklenen her fonksiyonel yapı gibi

sıkıntılara yok açarlar.

Bu sıkıntılardan birincisi arayüzden beklenen görevlerin kimi zamanlarda çelişmesinden kaynaklanır. Bu türden kırılgan bir menü; içerik ve işlev bölümlerinin okunulup anlaşılmasını sağlayacak kadar uzun görüntülenmelidir. Fakat hızlı gezinmeye imkan verecek şekilde de tutarlı ve çabuk olmaları gerekir.

Televidyon.com’daki gibi bir menü, kullanıcı fare işaretçisini üzerinde tuttuğu sürece altındaki dallanmaları gösterir. Üstelik kullanıcı birbiriyle aynı seviyedeki dallanmalar arasında gezinebilir.

Bruce Tognazzini‘nin şöyle yazmış :

Hiyerarşik menülerin tıkandığı nokta nedir ve bu darboğazı aşmak için Macintosh’ta, Windows’ta olmayan hangi teknik kullanılmıştır? Uygulanabilecek başka teknikler düşünebiliyor musunuz?

Buradaki sorun birinci ve ikinci seviye menüler arasındaki geçiştir. Windows’ta kullanıcı açılan menüye geçerken aşağıdaki menüye kaymamaya dikkat etmek zorundadır.

Mac hiyerarşik menü algoritmasını tanımlarken, V şeklinde bir tampon bölgeye gerek duymuştum. Öyle ki, kullanıcı açılan menüye yaklaştıkça, istemediği bir menüye atlama korkusu yaşamadan, gittikçe artan bir hata payı ile hareket edebilsin. Ortalamada birkaç piksel fazla gitse bile menü yine de açık kalsın. Apple hiyerarşik menüleri, yine de tek seviyeli menülerden daha az verimlidir, ama en azından ortalama bir video oyunundan daha az karışıktır.

Bunun yerine Windows aşağıya geçmeden önce, hiyerarşik meüyü yarım saniye kadar açık bırakır. Böylece, işletim sisteminin birçok başka bölümünde yaptığı gibi, Mac’i anlamadan taklit etmeye çalışır. Neden ve sonuç ilişkisini 1/2 saniye ile birbirinden koparır, ki bu süre insan-bilgisayar etkileşiminde uzun, çok uzun bir zaman sayılır. O yarım saniyede hiyerarşik menüye ulaştıysanız, Windows davranışı Mac’inkinden ayırt edilemez. Aksi halde, çok az kullanıcının çözebileceği anlaşılmaz bir davranış olur.[1]

Televidyon.com’da kullanılan menüde de benzer bir durum söz konusu.

Kullanıcının Mizah > AlkışlarlaYaşıyorum menüsünden, Sektör > Savunma Sanatı menüsüne gitmek istiyorum. Aslında beklediğim yönelim şu şekilde :

Turing Test

Fakat menüden çapraz yada kavisli şekilde bir hareketle çıktığımda bütün hiyerarşik menü kayboluyor. Tekrar kök menüye imlecle gidip, kök kısmından açıp yatay bir imleç hareketiyle baştan başlamam gerek. Yada aşağıdaki şekildeki gibi, önce yukarı kök menüye kadar hareket edip sonra yatay sonrada dikey fakat aşağı yönlü bir rota izlemeliyim.

Turing Test

Bu şekilde davranan menülerin, tekrarlı harcanan zihinsel efor yanında bir başka dezavantajı daha var: ergonomi. Konu insan yapısına dayanıyor. Fareyi elimizle (genelde – ayağımla kullandığım olmadı değil- :) kullanıyoruz ve bileğimizi bir yere yaslayarak hareket ediyoruz. Buna “pivot hareket” deniyor. Bir noktanın etrafında hareket eden manasında. Doğru çizgiler çekmek yerine eğriler çizmeye daha yatkın bir anatomiye sahibiz. Fakat bu türden menülerin buna uygun davranmadığını çok sık görüyorum.

Bunu düzeltmek için bir çok çözüm bulunabilir sanırım. Bruce Tognazzini‘nin Apple’in ilk dönemlerinde Mac için arayüz tasarlarken kullandığı yöntem düşünülebilir.[1] Günümüz web teknolojilerinde html, javascript, css  vb ile uygulamak çok zor olmaz herhalde. jQuery gibi nefis arayüzler varken üstelik.

Bu arada Bruce Tognazzi’ye referans verdim sürekli: kendisi bu konuda epey kariyerli bir abi.  Kendisi Apple’da Mac için arayüz tasarlamış ve 14 yıl çalışmış, sonra Sun Microsystem’de görev almış ,şimdi de  Norman Nielsen Group (ki bir tasarım, kullanılabilirlik ve test danışmanlığı firması) ortaklarından birisi.

—-

[1] http://www.asktog.com/columns/022DesignedToGiveFitts.html (6.soru)