Bize bir şey olmaz

Denetim ve Sansür

Türkiye’deki internet kullanıcıları bayram tatiline şok bir haberle girdi : MÜYAP’ın açtığı dava sonucu içinde MySpace ve LastFM’in de bulunduğu 100 kadar internet sitesi mahkeme kararıyla engellendi.
Sorun telif sorunu elbette. (http://tinyurl.com/nmgrv8)

Sansür, Türkiye’de internet toplumunun bir gerçeği. Bu gerçekle yaşamaya da alıştık:  OpenDNS kullanımı,   başka türden DNS “hack”leri ve en acıklısı da Proxy (vekil) sunucular üzerinden başka bir ülkeden  bağlanır gibi sansürün üzerinden atlamak. Aynen ülkemizde yasak olan neşriyatın, yurtdışından getirildiği yıllar gibi. Ama kısa süre sonra bu yöntemler de işe yaramayacak. Nasıl mı ?

Siyasi iktidar, interneti bir tür yayın mecrası olarak tasnif ediyor ve bir yayın mecrası olarak sınırlamak, denetlemek istiyor. Anahtar kelime “denetim”. Denetim, internette hangi içeriğin olabileceğini, hangi içeriğin Türk vatandaşları tarafından görüntülenebileceğini ve dolayısıyla internetin ne olması gerektiğini belirlemek demek. Bunun için, ellerinden geleni yapıyorlar. 5651 yasası ile internetin total denetimi yolu açılmış, ve BTK (Bilgi Teknolojileri Kurumu) kurularak Ulaştırma Bakanlığına bağlanmıştı. Bunları hepimiz biliyoruz.

Siyasi iktidar, interneti “Türk Telekom”dan farklı görmüyor. İnternet bir iletişim altyapısı demek sadece ve bu yüzden denetlenmeli ve yönetilmelidir. Ulaştırma Bakanlığı bu yol haritasının içinde önemli role sahip. Yol haritasını daha net anlamak için “2023 için 105 hedef”  (http://tinyurl.com/m26y8o) yazısı okunabilir.

Bilişim suçlarını izlemek için emniyet’in görevlendirilecek olmasını da bu yazıda söylenenlerin yanına koyduğumuzda; internete bağlanmak için TC Kimlik numaranızın istendiği ve tamamen Ulaştırma Bakanlığı tarafından denetlenen totaliter bir internet geleceğini görüyoruz. Aynen Çin’de, her alınan bilgisayara yüklenmesi zorunlu, izleme-filtreleme yazılımı olduğu gerçeği gibi.

Abarttığımı düşünenler olabilir.  Burası Çin değil, biz başka bir lige , Avrupa ligine aitiz, isteseler de yapamazlar diyenleriniz olabilir. Fakat dünya da tozpembe değil. Alın işte en son Fransa’da HADOPI 2 ve LOPPSI 2  (http://tinyurl.com/mh7278) yasası meclisten geçti.

Yani konjonktür bu yönde. Bütün dünyadaki iktidarlar, interneti denetim altına almaya, her internet kullanıcısını mouse hareketlerine kadar izlemeye çalışıyorlar.  Global bir ölçekte çocuk pornosuna karşı girilen savaşı hatırlayın. Bütün dünyada aynı anda çocuk pornosu denilen garabet ve kimsenin ne olduğunu pek bilmediği şeye karşı bir savaş başlatıldı. Kimsenin hayır diyemeyeceği bir sebep ve ilk adımı atılan denetim. Tutuklanan kişilerden sadece 1 tanesi Türkiye vatandaşıydı.

Bizim siyasi iktidar da -en iyi yaptıkları şeylerden biri bu olduğu için- bu yeni konjonktüre uyum gösterecektir. Alın işte Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın bir açıklaması bunun en iyi delili :

“İnternet yolu ile basın suçlarının oluşmaya başladığına işaret eden Yıldırım, bu nedenle genel bir düzenleme ihtiyacının ortaya çıktığını belirtti.

Yıldırım, “Gazete ve televizyonlarda olduğu gibi, bu sitelerin sahipleri, sorumlu yazı işleri müdürleri, muhabirler falan hepsinin sorumluluklarını belirleyen, herhangi bir suç olması durumunda bunlara yapılacak işlemleri de tarif eden kapsamlı bir bilişim suçları kanun tasarısı Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanıyor. Biz de buna işin teknik yönü itibari ile destek veriyoruz. Bu gerçekleştiğinde, internet ortamında işlenen çok çeşitli suçların daha titiz takip edilmesi, mağduriyetlerin önlenmesi mümkün hale gelecektir” diye konuştu.”

Nedir bu işin bahsedilen “teknik yönü” ve nedir “internet ortamında işlenen çok çeşitli suçların titiz takibi“.  Bir düşünün.

Unutmayalım ki bu bir özgürlük mücadelesi.  Mücadele etmeden kazanmamız mümkün değil.

Tepki göstermek için bir araya geliyoruz (http://friendfeed.com/netdas), sansür tarihi hakkında bilgileniyoruz
(http://tinyurl.com/mwjvbc) ancak siyasi iktidarın sesi çok daha baskın çıkıyor. Demek ki silkinip daha çok bağırmalıyız. Bu amaçla 26 Eylül günü  bir “Netdaş” toplantısı düzenliyoruz. İnternet vatandaşları olarak evrensel bir özgürlük istemi içinde kendi ülkemizdeki özgürlüğümüzü isteyeceğiz : özgür internet ve mahremiyet hakkı.

Leave a Reply