Posts tagged ‘pirateparty’

Türkiye Korsan Partisi mi?

August 16th, 2009

1 Koltuk 1 Koltuktur

Bir torrent paylaşım sitesi olan The Pirate Bay ‘in yasadışı dosya dağıtımına yardımcı olduğu ve telif hakları ihlali yaptığı iddiasıyla IFPI tarafından açılan dava ne çok şeyi değiştirdi. Davanın gidişi boyunca İsveç’te 2006 yılında kurulmuş olan Korsan Parti (Pirat Partiet) müthiş bir ilgi gördü, üye ve oy sayısını arttırdı.

Korsan Bayrağı

Sonunda %7 oy alarak İsveç Parlementosuna ve dolayısıyla Avrupa Parlementosuna girince ortalık biraz karıştı tabi ki. Ancak olaylı mahkeme sürecinden mahkumiyet kararı çıktı bildiğiniz gibi. Mahkeme sitenin kurucuları Peter Sunde, Fredrik Neij, Gottfrid Svartholm ve Carl Lundström için birer yıl hapis ve toplam 5.7 milyon TL (30 milyon Kron) para cezasına hükmetti, temyiz hakimin taraflı olduğu yönündeki iddiaları reddetti ve mahkemenin verdiği kararı onayladı.

Bu arada The Pirate Bay, 20 milyon kullanıcılı bu dev paylaşım üssü, Global Gaming Factory isimli bir şirkete 12 milyon TL karşılığı satıldı. Yeni sahibi site hakkındaki projelerini açıklarken, kullanıcılar P2P nin ve dosya paylaşımıın bir başka büyük mağlubiyeti hakkında ne yapacaklarını forumlarda tartışaduruyorlar. Bu sırada Korsan Parti’nin parlementodaki tek koltuğunda oturan Christian Engström yaptığı açıklamalarda İsveç adaletine yönelik sert açıklamalarda bulundu. Eleştirilerinin temel noktası telif hakları konusunda adalet sistemine güvenilemeyeceğiydi.

Türk korsanları denize açılıyor

Olayları bir hatırlayalım istedim. Telif hakları (Copyright) çok ilginç bir konu. Üzerinde çok tartışılıyor. Fakat bizim ülkemizde değil henüz yeni yeni konu oluyor. Geçenlerde FriendFeed’de Serdar Kuzuloğlu’nun Türkiye Korsan Partisi‘ni kurma çalışmalarından bahsetmesi bu konu üzerinde tartışmalara neden oldu.

Birçok insan bu işe destek verdi, örneğin 5 Posta. İnternet’te yaşayan, çalışan, hayatında önemli bir yere oturtan herkes bu girişime destek verecektir. Bu kesin.

Korsan Parti’nin isminden kaynaklanan yasadışı dosya paylaşımına destek olduğu, “korsanlığı” desteklediği düşüncesi zamanla aşılacaktır.

Hem Korsan Parti ismi dikkat çekici olması açısından amaca hizmet de edecektir.

Fakat henüz çok az insan İsveç Korsan Partisi deklerasyonunu okudu, anladı. Bence buradan başlamalı. Korsan Parti’nin ne olduğu, neyi amaçladığı, Türkiye özelinde neleri yapması gerektiği, politik tavrı hep buradan çıkarak tartışılmalı ve oluşturulmalı.

Ben bu deklerasyonu İngilizce çevirisinden okudum. Şimdi sizler için Korsan Parti’nin ne deklerasyonunu açıklamaya çalışacağım. Farklı yorumları olanlar lütfen katkıda bulunun.

Korsan Parti Deklerasyonu’ndan ne anladım?

Korsan Parti, temel siyasetini 3 ayak üzerine oturtmuştur:

  1. Kişisel Mahremiyet Hakkı
  2. Copyright (Telif) yasalarında kamu yararına değişiklikler
  3. Patent ve tekelleşmeye karşı mücadele yürütmek

Kişisel Mahremiyet Hakkı
Kişisel Mahremiyet, bütün modern anayasalarda (T.C Anayasası dahil) güvence altına alınan bir haktır. Fikir ve ifade özgürlüğünü, haberleşme, haber alma özgürlüğünü tanımlar. T.C Anayasası şöyle der:

Madde 22 : Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

Bununla birlikte günümüzde hükümetlerin herhangi bir suçtan şüpheli olmayan sıradan vatandaşlar üzerinde gözetim kurması vatandaşların anayasal haklarının ihlalidir. Korsan Parti bu türden uygulamaların karşısında olacak, bu tür uygulamalara girişen hükümetlere karşı muhalefet edecektir.

Somut politika olarak posta ve telefon iletişimine yönelik gizlilik uygulamalarının genel ve tüm iletişim biçimlerini kapsayacak şekilde genişletilerek yasalaştırılmasını talep etmektedir. Başka birisinin mektuplarını okumak, telefonlarını dinlemek nasıl yasak ise, aynı şekilde başka birinin e-maillerini, SMS lerini ya da diğer türden mesajlarını okumak, dinlemek, açıklamak yasak olmalıdır. Vatandaşların haberleşme mahremiyetleri çok sıkı bir şekilde kanunlarla güvence altına alınmalıdır.

Telif yasalarında kamu yararına değişiklikler

Korsan Parti, telif kanunlarının bugünkü durumunun ticari çıkarlar ile kamu yararı arasındaki dengeyi kamu yararı aleyhine yitirdiğini belirtmektedir. (”We want to create a fair and balanced copyright”)

Kanunlar değiştirilmelidir : Telif yasalarıyla korunan materyallerin ticari kullanımı ve dağıtımı telif yasalarıyla korunmaya devam etmelidir, ancak kar amacı gütmeyen kullanımların paylaşımı veya dağıtımı toplumun faydasına olacağından hiçbir şekilde yasadışı olmamalıdır.

Patent ve Tekelleşmeye karşı mücadele

Korsan Parti, patentin (bir teknoloji üzerindeki tekel garantisi) teknolojik gelişmeyi engellediğini, toplumun geneline zarar verdiğini, sistem içinde genel için fayda sağlayabilecek rekabet olanaklarını özellikle Küçük ve Orta ölçekli girişimler aleyhine kısıtladığını söyleyerek, aşamalı olarak Patentleri kaldırmak istediğini açıklamıştır. Bir fikri icat edenler patent tekeline değil, yaratıcı tasarımlara, müşteri memnuniyetine, fiyatlandırma ve kalite kriterlerine sarılmalıdırlar.

Patentler aynı zamanda tekelleşmeye neden olmaktadır. Özellikle büyük şirketler patentler sayesinde tekelleşmeye gitmekte, dosya formatları, arayüzler gibi şeyler hakkındaki bilgileri gizleyerek , rekabet olanaklarını baltalamakta , açık ve adil pazar ekonomisinin oluşması önünde engel oluşturmaktadır.

Korsan parti açık standartları ve açık kodu desteklemektedir.

Politik Tavır

Korsan Parti , iktidar olmaya niyetlenmemektedir. Burası çok önemli çünkü bazı yerlerde “iktidar olmak çok zor!” şeklinde yorumlara rastlıyorum. Korsan Parti parlementoda bir kaldıraç gücüyle almak istemektedir. Hatırlayın İsveç Korsan Partisi’nin, İsveç hükümetinin “Intellectual Property Rights Enforcement Directive” – IPRED adıyla bilinen ve telif sahiplerine büyük haklar sağlayan yasasına karşı muhalefeti birçok yerde haber olmuştu.

Korsan Parti, yukarda belirtilen 3 prensibe uygun düzenlemeler yapan iktidarları destekleyecek, aksi düzenlemeler yaptığı zaman muhalefet edecektir.

Hareketi bir bütün halinde tutmak için bu prensiplerle ilgili olmayan diğer konularda, örnek Ergenekon davası vs, politik olarak tavır sergilenmeyecektir. Bu noktanın hareketin sağlıklı ilerlemesi ve başarıya ulaşması açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Partinin asıl ve tek ilgi alanı kişisel mahremiyet özgürlüğü, telif hakları reformu, patent yasalarına karşı mücadele üçlüsü olacaktır.

Türkiyem Cennetim

Türkiye. Güzel memleketimiz. Datça’sıyla Göceğiyle koylarıyla. Şurda tatile çıkmama kaç saat kaldı? Peki ama, kişisel özgürlük ihlalleri? Kamuya açık yerlerde internete bağlanırken T.C Kimlik No girme zorunluluğunun getirilecek olması. Sürekli ama sürekli izlenmemiz ve dinlenmemiz. Artık bunlar komplo teorisi değil, gerçeğimiz.

Türkiye’de modern bir Avrupa demokrasisinden daha gerideyiz. Gece geç saatlerde Mecliste kabul edilen birçok yasa , kapalı kapılar ardında gizli kapaklı uygulanıyor. Türkiye en yukardan, iktidarın en tepesinden başlayan bir anlayışla polis ve gözetim devleti haline getiriliyor.

Mahkeme kararlarıyla siteler tümden kapanıyor. Lütfen yanılmayın.. Bu savcıların, hakimlerin bilgisizliği değil. “O içeriği kaldırmak varken tümünü yasaklamak ne” diye düşünüp gülüp geçmeyin. Bu kasıtlı bir denetim ve gözetim kampanyası.

Eğer karşı çıkmazsak, hepimiz an be an gözetleniyor olacağız. Bugün kamuya açık yerlerde T.C Kimlik numarası, yarın evinizde. FriendFeed’de Korsan Parti feedinin altına şöyle bir yorum yapmıştım :

Tabi Türkiye’deki kişisel özgürlükler çok daha kısıtlı olduğu için o tarafta yapılacak çok çaba var. Örneğin bildiğiniz gibi Emniyet teşkilatının çeşitli yerler MOBESE kameraları var. Her MOBESE kamerasının altına aslında “burada bir mobese kamerası vardır” şeklinde bir yazı konulması mahremiyet prensibi açısından gereklidir. Aksi takdirde devlet gizli kamera ile vatandaşlarını izlemiş olur. Peki siz hiç MOBESE kamerası gördünüz mü?

Korsanlar ne yapacak?

August 16th, 2009

Korsan yuvası darmaduman

Anaam korsan

Bakıyorum da Türkiye Korsan Partisi kurulması konusunda dönen tartışmalar telif haklarına odaklanmış.

Bence tek başına doğru değil. Çünkü esas ve öncelikli konumuz kişisel haklar olmalı. Türkiye’de kişisel haklar konusunda çok gerideyiz unutmayın. Esas mücadele burada verilmek zorunda.

Gelelim telif haklarındaki esas probleme: özgür paylaşım ve P2P , napster den bu yana sonunda hep kaybediyor. Sorun bu. Pirate Bay’ın kurucuları büyük cezalar aldılar , sonuçta korsan yuvasını satın alan Global Gaming Factory şirketi telif hakkı sahiplerini de koruyan yeni ve kullanıcı ücretlendirmesine dayalı bir iş modeline gideceklerini açıkladı. Ağustos ayında bu sistem tamamlanmış olacak. GGF Ceo’su Hans Pandeya şöyle buyurmuş : “İçerik sağlayıcıların ve telif sahiplerinin, site üzerinden indirilen içerikten ödeme almalarını sağlayacak yeni bir sistemi oluşturacağız.” İşte olay bu. Mağlubiyet. Korsan üssünün İngiliz Kraliyet Donanması tarafından basılıp dağıtılması.

Ama durun, P2P hiçbir yere gitmeyecek.

Neden mi? Çünkü hem teknik olarak engellenemez hem de bir insan hakkı.

Olaya telif sahiplerinin hakkı ne olacak diye baktığımızda sanırım kimse Sezen Aksu’nun yeni bir şarkısında hiç para kazanamamasını istemez, ya da George Lukas’ın yeni bir film için para bulamayacak olmasını. İçimiz, haktan yana olan insanlar olarak buna izin vermez.

Ancak gördüğüm kadarıyla bu konuda konuşan birçok kişi henüz Pirate Party bildirgesini okumamış bile. Korsan Parti, telifin tamamen kaldırılmasını değil, kamu yararına düzenlenmesini savunuyor.

Hemen açıklamak istiyorum : kitapçıdan bir kitap alıp okuduğunuzda bunu arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz, bir filmin dvd sini aldığınızda bunu arkadaşınıza ödünç verbilirsiniz. Oysa internet üzerinden bunu yapamazsınız. Bu suçtur. Halbuki paylaşım, doğal bir insan hakkıdır. Telif sahiplerinin haklı oldukları bir nokta ve haksız oldukları diğer bir nokta var. Haklı oldukları şey, internet üzerinde insanların bir anda sahip oldukları içeriği milyonlarca kişiyle paylaşabilmeleri. Bu durumda telif hakkı sahipleri mağdur oluyor. Haksız oldukları nokta ise ürettikleri bir içerikte sonsuza dek hak sahibi olmak istemeleri. Bu süreler çok makul zamanlarla kısıtlanmalı. Fakat bu telif yasalarında değişiklik demek.

Sonuç olarak “e peki telif hakları ne olacak?” diyenlere şunları söyleyebilirim:

Hangi paylaşımlar suçtur? Hangi paylaşımlar telif hakkı ihlali sayılmaz? Arkadaşınızla kitabınızı paylaşmak suç mudur? Elbette hayır. Peki bu durumda adil bir dengeyi nasıl kuracağız. Sorun burada.
Bir yaratım, fikir eseri sonsuz süreyle üretene mi aittir. Bu sürenin uzunluğu yüzünden ne kadar çok kültürel ve bilimsel yaratıdan mahrum kaldığımızın farkında mısınız?

Teknik olarak ta engellenemez, çünkü açık kod ve açık topluluk (community) yeni formatları ve alternatif iletişim kanallarını üretecektir.

Türkiye İsveç değil

Geçenlerde mahkeme kaleminde bir işim vardı. Mahkeme kalemindeki memure, davada hakime sinirlenip küfür ettiği için esas yargılandığı suçtan değil de , “Kamu görevlisine hakaret ve kamunun manevi şahsiyetini …” bişey birşey yapmaktan (tezhir, tenkir?) 1 yıl hapis cezasına çarptırdığını söyledi. Ben de “İsveç olsaydı böyle olmazdı” dedim nedense, birtür arada kalmışlık refleksiyle. Belki İsveç’te de böyle olurdu ama, o gün beni de Türkiye’de devletle davası olan milyonlarca insanın da yaşadığı ve hissettirildiği gibi, güzel ülkemizde devlet vatandaşından üstündür ve vatandaş baskıcı yasalarla boğuşurken, devlete saygı ve sevgide kusur etmemelidir. Yoksa fena olur.

Kurulacak bir Türkiye Korsan Partisi, global ölçekte bu telif ve patent meselesine yoğunlaşırken, yerel ölçekte kişisel haklar ve mahremiyet projelerine yoğunlaşmalıdır. Birkaç gündem maddesi :

  1. İnternet’teki sansür akımı ve internete yönelik totaliter düşünce
  2. Emniyetin İnternet izleme faaliyetleri
  3. Emniyetin genel dijital izleme faliyetleri (örneğin Mobese)

Bu türden düşünceleri kapsamayan bir Korsan Parti hareketi benim için yüzeysel bir çabadan öteye gitmeyecek, ayrıca da üstlendiği dönüşümü gerçekleştirecek gerçekçiliği sağlayamayacaktır. Çünkü ne bir Pirate Bay davası var, ne de Türkiye, İsveç.

internet !!!